Balkan ülkeleri, sağlık turizminde son yıllarda en hızlı yükselen bölge ve bu pazarda rekabet hâlâ düşük; çoğu klinik henüz buraya bakmıyor. Talep estetik ve dişte toplanıyor. Bölgenin zor tarafı dil: ya İngilizce ve Türkçe ile bölge geneline ya da tek bir ülkeye, o ülkenin dilini bilen bir personelle girersiniz.
Profesyonel destek: sağlık turizmi reklam ajansı hizmetimizi inceleyin.
Balkan ülkeleri neden şimdi Türkiye'yi tercih ediyor?
Balkan ülkeleri geçmişte Türkiye'ye hasta gönderen bir bölge değildi. Ekonomik olarak bizden geride sayılıyorlardı. Son yıllarda bu tablo değişti. Sebebi de ilginç.
İki şey aynı anda oldu.
- Birincisi: bu ülkelerin ekonomik durumu belirgin şekilde iyileşti.
- İkincisi: sağlık sektörü açısından Türkiye ile aralarındaki fark açıldı. Benim gözlemimde bölgedeki hastane ve klinik altyapısı Türkiye'deki kadar gelişmiş değil.
Bu ikisi bir araya gelince Türkiye tercih edilir hale geldi. Üstüne bir avantaj daha ekleniyor: coğrafi yakınlık. Uçuş süresi kısa, seyahat maliyeti düşük, kültürel yakınlık var. Bu yakınlık, bölgenin Türkiye'yi bu kadar çok tercih etmesinin sebeplerinden biri.
Arnavutluk, Bulgaristan, Bosna Hersek, Hırvatistan, Slovenya gibi ülkelerin bulunduğu bu bölgeye reklam çıkmak, Avrupa'ya ya da Orta Doğu'ya reklam çıkmaya benzemiyor. Dikkat etmeniz gereken kendine özgü konular var.
Estetik ve diş: Balkanlar'da talebin toplandığı iki alan
Bölgede iki branş öne çıkıyor: estetik ve diş. Diğer branşlarda da talep var, ama bu ikisinin ağırlığı belirgin. Bu alanlarda hizmet veren klinikler bölgeye reklam çıkıyor ve iyi sonuç alıyor.
Estetik ya da diş yapıyorsanız Balkanlar, değerlendirmeniz gereken bir pazar.
Balkanlar'ın en zor tarafı: her ülkenin kendi dili
Balkanlar'a reklam çıkarken en önemli konu, hangi dillerde çıkacağınız. Türkçe ve İngilizceyi mutlaka kullanacaksınız. Ama bölge çok dilli ve her ülkenin ağırlıklı olarak kullandığı kendi dili var. Kurguda karşınıza çıkacak başlıca diller şunlar:
- Arnavutça
- Bulgarca
- Sırpça
- Makedonca
- Romence
- Hırvatça
Bunların yanına iki dil daha ekleniyor: bölge genelinde kullanılan İngilizce ve bölgede yaygın olan, ihmal edilmemesi gereken Türkçe.
Sorun şurada: bu dillerde personel bulmak zor.
Bir dilde personeliniz yoksa o dilde reklam vermemelisiniz.
Bunu her pazar için söylüyorum. Ama Balkanlar'da bu kural, bölgeye nasıl gireceğinizi doğrudan belirliyor.
Personel sorununa göre Balkanlar'a girmenin iki yolu
Birinci yol: İngilizce ve Türkçe ile bölge geneline girin
Bölge genelinde bu iki dille başlayın. Karşılık alırsanız, en çok talep gelen ülkenin dilinde personel arayışına geçin. Böylece hangi dile personel alacağınıza gelen talebe bakarak karar verirsiniz.
Bu yolda talebin hangi ülkeden geldiğini net görebilmeniz gerekiyor. O yüzden iki dille girseniz bile ülkeleri birbirinden ayrı izleyin; aksi halde hangi dilde personel arayacağınızı bilemezsiniz.
İkinci yol: tek ülke seçin
Bir ülke belirleyin, o ülkenin dilinde bir personel alın ve sadece orada güçlü olun. Sonra ikinci ülkeye geçin.
Bu yolda personel sorunu baştan çözülmüş oluyor ve o ülkenin kendi dilinde reklam verebiliyorsunuz. Bölgenin düşük rekabetinden de dil engeli olmadan yararlanıyorsunuz.
Bence sıfırdan başlayan bir klinik için ikinci yol daha sağlıklı.
Hangi yolu seçerseniz seçin, Türkçe grubunu atlamayın. Türkçe bu bölgede yaygın ve ihmal edilecek bir grup değil.
YouTube Balkanlar'da neden beklenenden güçlü çalışıyor?
Balkanlar'ın en dikkat çekici özelliği kanal tarafında. Video platformu, yani YouTube, bu bölgede beklenenden çok daha güçlü çalışıyor.
Sebebi şu: Balkan ülkelerinde video izleme oranı yüksek ve insanlar araştırma yaparken video içeriğe başvuruyor. Bu, bölgeyi diğer pazarlardan ayıran bir özellik. Bu yüzden Balkanlar stratejisinde YouTube'u çok aktif kullanmak gerekiyor.
Önerim şöyle:
- Sosyal medya, yani Facebook ve Instagram, ana kanal olarak kalsın.
- YouTube'a diğer pazarlardan daha fazla pay ayırın.
- YouTube reklamlarından sitenizin iletişim sayfalarına ya da form içeren açılış sayfalarına yönlendirme yapın.
Son madde önemli. Bölgedeki kişi video izleyerek araştırıyor; o videodan sitenize geçen biri, iletişim ya da form sayfanızda karar vermeye daha yakın bir noktada oluyor. Hastayı bu sayfalar üzerinden kazanabiliyorsunuz.
Arama motoru tarafı, Google reklamları da bu bölgede verimli çalışıyor. Balkanlar, üç kanalın birden karşılık verdiği bir pazar.
Mesaj mı, form mu? Balkanlar'da ikisi de çalışıyor
Bölgede video reklamlardan ciddi karşılık alınıyor. Bir özellik daha var: mesajlaşma odaklı kurgular ile form odaklı kurgular birlikte kullanılabiliyor ve ikisi de çalışıyor.
Bu, Orta Doğu'nun tam tersi bir durum. Orada form çalışmıyordu, burada çalışıyor.
Önerim üç kurgu türünü birlikte kullanmanız:
- Doğrudan mesaj
- Sosyal medya mesajı
- Form
Denediğim dönemde bu üçünü WhatsApp, Messenger ve form (lead) reklamlarıyla aynı anda kurguluyorduk. Doğrudan mesaj kurgusu kişiyi WhatsApp'a, sosyal medya mesajı kurgusu Messenger'a, form kurgusu ise iletişim bilgisini bırakacağı forma götürüyordu. Birkaç ay sonra hangisinin daha çok karşılık verdiğini göreceksiniz.
Düşük rekabet ve erken girmenin değeri
Balkanlar'ın en büyük avantajı bu.
Rekabet düşük.
Sebebi: bölge yeni yükseliyor ve çoğu klinik henüz buraya bakmıyor. Herkes İngiltere, Almanya ve Fransa'ya odaklanmış durumda. Bu ne anlama geliyor? Aynı bütçeyle çok daha görünür olabilirsiniz.
Düşük bütçeyle çalışan kliniklere verdiğim tarif belli: rekabetin az olduğu pazarlara gidin. Balkanlar, o tarifin en net örneği.
Bu tablo kalıcı değil
Balkanlar şu an düşük rekabetli bir pazar. Ama bölgenin yükselişi fark edildikçe daha çok klinik buraya girecek. Ve maliyetler yükselecek.
Bu, tam olarak erken girmenin avantajlı olduğu bir durum.
Şimdi girip içerik biriktiren, izleyici havuzu kuran ve tanınan bir klinik, rekabet arttığında çok daha güçlü konumda olacak. Sonradan girenler büyük olasılıkla daha yüksek bir maliyetle girecek.
YouTube'un bu bölgedeki gücünü düşündüğünüzde, bugün yayınladığınız videolar ve topladığınız izleyici, rekabet arttığında elinizdeki en değerli birikim olur.
Durumunuza göre Balkanlar kararı
- Bütçeniz kısıtlıysa: Balkanlar mantıklı, çünkü düşük rekabetli bir pazarda bütçeniz daha fazla görünürlüğe dönüşüyor.
- Estetik ya da diş yapıyorsanız: bölgenin ağırlıklı talep alanları zaten bunlar.
- Yeni başlıyorsanız: İngiltere gibi rekabetin yoğun olduğu bir pazarda öğrenmek pahalı. Burada öğrenmek ucuz. Tek ülke ve o ülkenin dilinde bir personelle başlayın.
- Bölge dillerinde personeliniz yoksa: İngilizce ve Türkçe ile girin, talebin geldiği ülkenin dilinde personel arayın.
- Yakın mesafe operasyonu istiyorsanız: kısa uçuş, hastanın gelme kararını kolaylaştırıyor.
- Kurguyu kurarken: sosyal medya ana kanal, YouTube'a diğer pazarlardan fazla pay, Google açık; mesaj ve form kurguları birlikte.
Sık Sorulan Sorular
Balkan dillerinde personelim yoksa bölgeye nasıl reklam verebilirim?
İngilizce ve Türkçe ile başlayın. İngilizce bölge genelinde kullanılıyor, Türkçe de bölgede yaygın. Karşılık aldığınızda en çok talep gelen ülkenin dilinde personel arayışına geçersiniz. Personeliniz olmayan bir dilde reklam vermeyin. Diğer yol tek bir ülke seçip o ülkenin dilinde bir personel almak; sıfırdan başlayan bir klinik için bence daha sağlıklı olan bu.
Balkanlar'da YouTube reklamlarına neden daha fazla pay ayrılmalı?
Çünkü Balkan ülkelerinde video izleme oranı yüksek ve insanlar araştırma yaparken video içeriğe başvuruyor. Bu yüzden YouTube bölgede beklenenden çok daha güçlü çalışıyor. Sosyal medya ana kanal olarak kalmalı, ama YouTube'a diğer pazarlardan fazla pay ayırıp bu reklamlardan sitenizin iletişim ya da form sayfalarına yönlendirme yapın.
Balkan ülkelerinden form reklamıyla talep toplanabilir mi?
Evet. Bu bölgede form odaklı kurgular da mesajlaşma odaklı kurgular da çalışıyor; formun çalışmadığı Orta Doğu'nun tam tersi bir durum. Doğrudan mesaj, sosyal medya mesajı ve form kurgularını birlikte kurun. Birkaç ay sonra hangisinin daha çok karşılık verdiğini görür, kurgunuzu ona göre şekillendirirsiniz.
Balkanlar pazarına şimdi girmek neden avantajlı?
Çünkü düşük rekabet kalıcı değil. Bölge yeni yükseliyor ve çoğu klinik henüz İngiltere, Almanya ve Fransa'ya odaklanmış durumda. Yükseliş fark edildikçe daha çok klinik girecek ve maliyetler artacak. Şimdi girip içerik biriktiren, izleyici havuzu kuran ve tanınan klinik, rekabet arttığında çok daha güçlü konumda olacak.
Diş ve estetik klinikleri için Balkanlar neden uygun bir pazar?
Çünkü bölgede talep bu iki branşta toplanıyor. Bu ülkelerin ekonomik durumu iyileşti, sağlık sektöründeki fark ise Türkiye lehine açıldı. Coğrafi yakınlık da ekleniyor: uçuş kısa, seyahat maliyeti düşük, kültürel yakınlık var. Rekabet düşük olduğu için yeni başlayan ya da bütçesi kısıtlı klinikler burada ucuza öğrenebiliyor.
Bu yazı, Cem Evren Minaz'ın Sağlık Turizmi kitabının “Balkanlar” bölümünden uyarlanmıştır.