Ana Sayfa Blog Sağlık Turizminde Satış Teknikleri: Satış Neden Fa...
← Blog'a Dön
Sağlık Turizminde Satış Teknikleri: Satış Neden Farklıdır?
· 12 dk okuma

Sağlık Turizminde Satış Teknikleri: Satış Neden Farklıdır?

Sağlık turizminde satış teknikleri başka sektörlerden olduğu gibi alınamaz: ortada görülecek bir ürün yok, hasta binlerce kilometre uzakta, karar bedenine dair ve her şey telefonda oluyor. Hastayı ikna etmenin yolu ezber cümlelerden değil; ekipte ortak bir sistemden, satış bilen danışmanlardan ve ikna ile manipülasyon arasındaki sınırı bilmekten geçiyor. Yıllardır satış eğitimleri veriyorum, yüzlerce görüşme kaydı dinledim; farkı somut olarak anlatacağım.

Profesyonel destek: sağlık turizmi satış eğitimi hizmetimizi inceleyin.

Sağlık turizminde satış neden başka hiçbir satışa benzemez?

Bunu bir slogan olarak söylemiyorum. Dört somut fark var.

Birinci fark: satılacak bir ürün yok

Bir otomobil satıyorsanız müşteri o otomobili görüyor. Dokunuyor, test sürüşü yapıyor, motorun sesini duyuyor. Bir ev satıyorsanız müşteri o eve giriyor.

Peki siz ne satıyorsunuz?

Henüz olmamış bir şeyi. Bir sonucu. Bir vaadi.

Karşınızdaki insan, göremediği bir şey için para ödemeye karar veriyor. Ve bu karar tamamen güvene dayanıyor.

İkinci fark: hasta sizi görmüyor

Kliniğinize giremiyor. Doktorunuzla el sıkışamıyor. Bekleme odasında oturup ortamı hissedemiyor.

Sizinle arasında binlerce kilometre var. Ve o mesafe sadece coğrafi değil. Kültürel, dilsel, hukuki bir mesafe de var. Bir şey ters giderse ne yapacağını bilmiyor. Kimi arayacağını bilmiyor.

Ben bu durumu şöyle özetliyorum: hasta size değil, sizin hakkınızdaki izlenimine güveniyor. Ve o izlenimi kuran şey, telefonun ucundaki kişi.

Üçüncü fark: konu insanın bedeni

Bu, en önemli fark. Karşınızdaki insan bir ürün almıyor. Bedenine dair bir karar veriyor.

Yanlış bir otomobil aldıysanız satarsınız. Yanlış bir ev aldıysanız taşınırsınız. Yanlış bir tedaviden geri dönmek çok daha zor. Bu yüzden karşınızdaki insan doğal olarak korkuyor. Ve o korku, satış sürecinin her aşamasında karşınıza çıkıyor.

Bu korkuyu görmezden gelen bir satış yaklaşımı, sağlık turizminde çalışmıyor.

Dördüncü fark: her şey telefonda oluyor

Sağlık turizmi bir telefonda satış işi. Hasta size geliyor mu? Hayır. Siz ona gidiyor musunuz? Hayır. Aranızda bir ekran ve bir hat var.

Bu şu demek: ses tonunuz, cümle seçiminiz, yazma biçiminiz, cevap verme hızınız — bunların hepsi satışın parçası. Yüz yüze satışta bir gülümseme, bir el sıkışma, bir ortam işin yarısını yapar. Telefonda o yarı yoktur. Her şeyi kelimelerle yapmanız gerekir.

Bu yüzden standart satış teknikleri buraya doğrudan uygulanamıyor. Ben satış literatürünü takip ediyorum ve oradan çok şey öğrendim. Ama hiçbir tekniği olduğu gibi almadım. Her birini sağlık turizminin gerçeğine göre uyarladım. Bazılarında da sınır çizdim — çünkü bir ürün satışında masum olan bir teknik, sağlık kararında zarar verebiliyor.

Satış tesadüfe bırakılmaz: sistem dört soruyla başlar

Kliniklerde sık gördüğüm bir tablo var. Satış ekibi var. Herkes elinden geleni yapıyor. Ama herkes kendi bildiği gibi yapıyor.

Bir danışman şöyle konuşuyor, diğeri böyle. Biri fiyatı erken söylüyor, diğeri geç. Biri sürekli soru soruyor, diğeri sürekli anlatıyor. Ve sonuçlar arasında üç kat fark oluyor.

Bunu bir futbol takımına benzetiyorum. Oyuncular yetenekli. Ama antrenman yok, taktik yok, kimin nerede duracağı belli değil. Maça çıkıyorlar, herkes kendi bildiği gibi oynuyor ve kaybediyorlar. Sonra teknik direktör diyor ki: "Çocuklar iyi ama şansımız yokmuş."

Hayır. Şans meselesi değil. Sistem yoktu.

Satış ekipleri de böyle. Yetenekli insanlar sistemsiz bir yapıda çalıştığında sonuç tesadüfe kalıyor. Sistem derken karmaşık bir şeyden bahsetmiyorum. Ekibinizde şu dört sorunun ortak bir cevabı var mı?

  • Bir görüşme nasıl açılır? Ekipte bunun ortak bir cevabı var mı?
  • Fiyat ne zaman söylenir? Herkes aynı anda mı söylüyor?
  • Sık gelen itirazlara ne cevap veriliyor? Yazılı mı, kafada mı?
  • Görüşme nasıl biter? Bir sonraki adım net mi?

Bu dört sorunun ortak cevabı olan ekip, sistemli bir ekiptir. Olmayan ekipte her danışman kendi kişisel yöntemiyle çalışır. O yöntem iyiyse iyi sonuç, kötüyse kötü sonuç alınır. Klinik sahibi de neyin işe yaradığını hiç öğrenemez.

Ezber metin değil, mantık öğretin

Burada bir uyarı yapmam gerekiyor. Sistem kurmak, herkese aynı metni ezberletmek değil.

Ben bunu çok gördüm: kliniğe bir diyalog listesi veriliyor, danışmanlar ezberliyor ve telefonda o metni okuyor. Sonuç felaket oluyor. Çünkü hasta karşısındaki kişinin metin okuduğunu anlıyor. Ve metin okuyan birine güvenmiyor.

Peki fark ne?

Ezber: "Hasta şunu derse, sen şunu söyle."

Mantık: "Hasta bunu dediğinde aslında şunu kastediyor olabilir. O yüzden önce şunu anlaman gerekiyor."

Birincisi bir cümle öğretir. İkincisi bir düşünme biçimi öğretir. Karşınıza hiç duymadığınız bir itiraz geldiğinde ezber işe yaramaz. Mantık yarar.

Cümleyi unutabilirsiniz. Mantığı unutmayın.

Dil bilen değil, satış bilen danışman

Bunun altını çizerek söylüyorum: sağlık turizminde yalnızca dil bilen elemanlara ihtiyacınız yok. Satış bilen, dil bilen elemanlara ihtiyacınız var. Yani birer satış uzmanına.

Ekibinizi güçlendirmek istiyorsanız hedef pazarın dilini ana dili olarak konuşan insanları ekibinize katmanızı tavsiye ederim. Orta Doğu'ya çıkıyorsanız ana dili Arapça olan, Fransa'ya reklam çıkmayı planlıyorsanız ana dili Fransızca olan biri gibi. İngilizce ya da Almanca konuşan danışmanın da o dili çok iyi seviyede konuşması gerekiyor.

Sık yapılan hata şu: internet sitesi hazır oluyor ve hemen reklama başlanıyor. Satış eğitimi olmayan personelle "reklamlara başlayalım, yavaş yavaş kendini öğrenir" stratejisinden giderseniz çok ciddi para kaybedersiniz. Çünkü her bir talep zaten çok pahalı. Önce satış personelinin eğitim sürecini başlatın, sonra reklama çıkın.

Satış konusunda bilgisi olmayan ya da bilgisi olduğunu zanneden ama gerçekte satış personeli olmayan kişilerde oranlar çok düşük kalıyor.

Satış başarı oranı: yüzde beş alt sınırı

Reklamlara tıklayıp formu dolduran, telefonunu ve e-postasını bırakan kişiye talep (lead) diyoruz. Bu taleplerin bir satış başarı oranı var.

Satış başarı oranının alt sınırı yüzde beştir.

Sağlık sektöründe yüzde beşin altı çok ciddi bir başarısızlık kabul edilir. Böyle bir durumda satış personeli eğitime gönderilir ya da değiştirilir. Hesabı basit: ayda bin talep alıyorsanız ve satış personeliniz bu bin talepten elli hasta getiremiyorsa, o kişi bir satış personeli değildir.

Yüzde beş bir taban. Yüzde beşe ulaşan bir ekip, yüzde onu da görür; çünkü yüzde beş, ekibin işi öğrendiği anlamına gelir. Ama gerçekçi olalım: bu kendiliğinden olmaz. Yüzde beşi yakalamak için bile satış personelinizin gerçekten yetişmiş ve tecrübeli olması gerekiyor.

"Gelen talepler kalitesiz" mazereti

Bu sektörde çok mazeret var. Satış personeli gerçek anlamda satış personeli değilse kocaman bir yalana sarılır: gelen datalar kalitesiz.

Kalitesiz data ne demek? Yıllardır düşünüyorum, bir türlü içinden çıkamadım. İngiltere'de bir kişi reklamınızı görüyor. Formu dolduruyor, adını, soyadını, telefon numarasını bırakıyor ve size gönderiyor. Bu kişi sizin potansiyel müşteriniz. Onu ikna edemediğinizde "kalitesiz müşteri" oluyor.

İki kliniği karşılaştırayım. A kliniğine ayda bin beş yüz talep geliyor, B kliniğine de bin beş yüz. İkisinde de ikişer satış uzmanı çalışıyor. A kliniği ayda yüz ile iki yüz arasında hasta getiriyor. B kliniği on, on beş.

Talepler görevini yapmış. İkisine de aynı şekilde geliyor. Sorun, satış personelinin gelen talebi satışa çevirememesi.

İnternet sitesi ziyaretçisiyle form dolduran kişiyi de karıştırmayın. Sitenize alakasız biri girip çıkabilir. Ama obezite cerrahisi reklamını görüp kilo sorunu olan ya da yakınının böyle bir ihtiyacı olan biri formu doldurduysa, zaten aranmayı bekliyordur. Formun amacı bu.

WhatsApp'tan bir mesaj yazıp "bana geri dönüş yapmıyorlar" diyen, adına da satıcı diyen kişilerle karşılaştım. Hasta size mesajla geri dönmek zorunda değil. O telefon numarasını almak için ciddi emek ve bütçe harcandı. Ulaşmak sizin işiniz.

"Aradım, açmadı" diyorsanız sorum şu: bir dahakini ne zaman arayacaksınız? Aradığınız tarihleri, görüşme notlarını yazıyor musunuz? Ay sonunda hangi hastanın ne sorduğunu biliyor musunuz? Takip bir düzen işidir. Gerektiğinde hastayı doktorun araması da çok ciddi güven veriyor.

Hasta nasıl ikna edilir: ikna ile manipülasyon arasındaki sınır

"Satış manipülasyon mudur?" sorusunu eğitimlerde sık alıyorum. Önemli bir soru. Ayrımı şöyle yapıyorum:

Manipülasyon: İnsana ihtiyacı olmayan bir şeyi, yanıltarak satmak.

İkna: İnsanın gerçekten ihtiyacı olan bir şeyi, doğru bilgiyle anlatmak.

Manipüle edilerek satın alan kişi bir süre sonra pişman oluyor. Ve o pişmanlık size dönüyor — yorum olarak, iade talebi olarak, kötü referans olarak. İkna edilerek satın alan kişi ise memnun kalıyor ve size başkalarını gönderiyor. Yani manipülasyon sadece etik bir sorun değil. Ticari olarak da kötü bir strateji.

İkna nerede biter? Sınırı şöyle çiziyorum: hastanın kendi kararını verebilmesi için gereken bilgiyi veriyorsanız, ikna ediyorsunuz. Hastanın kararını sizin lehinize çevirmek için bilgi saklıyor ya da çarpıtıyorsanız, manipüle ediyorsunuz.

Sağlık turizminde manipülasyonun bedeli çok ağır. Çünkü karşınızdaki insan bedenine dair bir karar veriyor. Yanlış yönlendirilmiş biri sadece parasını kaybetmiyor.

Bir şeyi de aklınızda tutun: hiçbir satış tekniği kötü bir hizmeti iyi göstermek için değil. Kliniğiniz iyi iş yapıyorsa, bu teknikler o iyi işi hastaya anlatmanıza yardım eder. Kliniğiniz iyi iş yapmıyorsa hiçbir teknik sizi kurtarmaz. Sadece daha hızlı batırır — çünkü memnun olmayan hasta sayınız artar.

Satış, iyi işin görünmesini sağlar. İyi işin yerine geçmez.

Sık Sorulan Sorular

Sağlık turizminde satış neden diğer sektörlerden farklıdır?

Dört sebebi var. Hasta görebileceği bir ürün değil, henüz olmamış bir sonuç satın alıyor. Kliniği göremiyor; aradaki mesafe coğrafi olduğu kadar kültürel, dilsel ve hukuki. Bedenine dair karar verdiği için doğal olarak korkuyor. Ve bütün süreç telefonda ve yazışmada geçtiği için her şeyi kelimelerle yapmanız gerekiyor.

Sağlık turizminde hasta nasıl ikna edilir?

Hastanın kendi kararını verebilmesi için gereken bilgiyi doğru şekilde vererek. Kararı kendi lehinize çevirmek için bilgi saklıyor ya da çarpıtıyorsanız bu artık ikna değil, manipülasyondur. Manipüle edilen hasta pişman olur ve bu size yorum, iade talebi ve kötü referans olarak döner. İkna edilen hasta ise başkalarını gönderir.

Satış ekibine hazır diyalog metni ezberletmek işe yarar mı?

Yaramıyor. Hasta karşısındakinin metin okuduğunu anlıyor ve metin okuyan birine güvenmiyor. Ezber bir cümle öğretir; mantık ise bir düşünme biçimi öğretir. Hiç duymadığınız bir itiraz geldiğinde ezber işe yaramaz, mantık yarar. Ekibe cümle verin ama her cümlenin neden o cümle olduğunu da anlatın.

Sağlık turizminde satış başarı oranı ne kadar olmalı?

Gelen taleplerde satış başarı oranının alt sınırı yüzde beştir; bunun altı ciddi bir başarısızlık sayılır ve personel eğitime gönderilir ya da değiştirilir. Yüzde beşe ulaşan bir ekip, doğru takip ve doğru geri bildirimle yüzde onu da görür.

Satış ekibinin performansı nasıl artırılır?

Önce herkesin kendi bildiği gibi çalışmasına son vererek. Görüşmenin nasıl açılacağı, fiyatın ne zaman söyleneceği, sık gelen itirazlara ne cevap verileceği ve görüşmenin nasıl bitirileceği ekipte ortak ve yazılı hale gelmeli. Bu dört sorunun ortak cevabı olmayan ekipte sonuç tesadüfe kalır ve neyin işe yaradığı hiç öğrenilemez.

Bu yazı, Cem Evren Minaz'ın Sağlık Turizmi kitabının “Sağlık Turizminde Satış Neden Farklıdır?” bölümünden uyarlanmıştır.

Cem Evren Minaz - PEGANOM
Cem Evren Minaz
Kurucu & CEO — PEGANOM
Sağlık turizmi alanında 10+ yıllık deneyime sahip dijital pazarlama uzmanı ve satış eğitmeni. 300+ klinik, hastane ve acenteye danışmanlık. Daha fazla →

Sağlık Turizmi Danışmanlığı

Dijital pazarlama ve satış eğitimi için hemen iletişime geçin

📅 Online Toplantı Talebi

📖 İlgili Yazılar

Bu konudaki hizmetimiz: Sağlık Turizmi Satış Uzmanlığı Eğitimi

Sağlık Turizminde İlk Temas: Hasta Adayıyla Telefon Görüşmesi
Hasta adayıyla telefonda ilk otuz saniye, konuşma dengesi, ses ve aynalama, açan-kapatan cümleler ve
Sağlık Turizminde Hastayı Okumak ve İhtiyaç Analizi
Telefonda hastayı okumanın dört karakter tipi ve bilgi kanalları; ihtiyaç analizinde hangi soruların
Sağlık Turizminde Teklif Hazırlama ve Fiyat İtirazlarına Cevap
Sağlık turizminde fiyatın bağlamla sunulması, üçlü paket ve sınırları, yazılı teklifin içeriği ve en
“Düşüneceğim” Diyen Hasta: İkna Modelleri ve Sahte Aciliyet
Sağlık turizminde ikna modellerinin sınırları, sahte aciliyetin neden geri teptiği ve düşüneceğim, e
Sağlık Turizminde Satış Kapanış Teknikleri: Kararı Hastaya Bırakmak
Sağlık turizminde kapanışın bir an değil sonuç olduğu, hastaya alan bırakan dört teknik, ne zaman sa
Sağlık Turizminde Hasta Güveni Nasıl Kazanılır? Güven İtirazları
Güveni kuran dört sinyal, güveni yıkan davranışlar, kanıt yanılgısı ve en sık güven itirazlarına kab
Sağlık Turizmi Rehberleri
Ara WhatsApp Online Toplantı Talebi