Türkiye'ye sağlık turizmi için hasta gönderen ülkeler; İngiltere, Almanya, Fransa, Belçika ve Amerika gibi ana pazarlarla, Rusça konuşan pazar, Orta Doğu-Körfez ve Balkanlarla sınırlı değil. İsveç, Norveç ve Finlandiya; Hollanda, Kanada, İrlanda, İtalya, İspanya, Portekiz ve Avusturya da hasta gönderen ya da ana kampanyanıza eklenebilecek pazarlar. Bunların bir kısmında rekabet büyük pazarlardan belirgin şekilde düşük.
Profesyonel destek: sağlık turizmi reklam ajansı hizmetimizi inceleyin.
Bu pazarları ana dosyalardan daha kısa anlatıyorum. Sebebi önemsiz olmaları değil; bazılarında elimdeki gözlem daha sınırlı. Bilmediğim bir pazar hakkında sayfalarca yazmaktansa, bildiğim kadarını yazmayı doğru buluyorum.
İsveç, Norveç ve Finlandiya: üçünü tek kampanyada toplayın
Bu üç ülkeyi ayrı ayrı ele almıyorum. Ve bu bilinçli bir tercih.
Ben reklam stratejilerinde genelde bu üçünü bir arada tutuyorum.
Neden birlikte? Nüfusları görece küçük. Tek tek ele aldığınızda her biri düşük hacimli bir kampanya oluyor ve düşük hacimli kampanyalar pahalı çalışıyor. Üçünü birleştirdiğinizde ise makul bir hacme ulaşıyorsunuz. Sistem öğrenecek kadar veri topluyor ve maliyet düşüyor.
Bir de şu var: bu üç ülkenin hasta davranışı birbirine yakın. Beklentileri, karar süreçleri ve iletişim tarzları benzer. Bu yüzden aynı kampanyada toplamak mantıklı.
Kuzey Avrupa'ya hangi dillerde reklam verilmeli?
İngilizce yeterli. Bu üç ülkede İngilizce yaygınlığı çok yüksek. Yerel dillerde ayrı kampanya kurmak, elde edeceğiniz ek karşılığa değmiyor.
Buna karşılık Türkçe grubunu ihmal etmeyin. Özellikle İsveç'te yerleşik Türk nüfusu var.
Rekabet: herkes büyük pazarlara bakıyor
Bu üç ülkede rekabet, İngiltere ve Almanya'ya göre belirgin şekilde düşük. Çünkü çoğu klinik buraya bakmıyor. Herkes büyük pazarlara odaklanmış durumda.
Bütçesi kısıtlı bir klinik için bu üçlü, düşük rekabetli bir giriş kapısı olabilir.
Hollanda: Türkçe grubunun özellikle değerli olduğu pazar
Hollanda, Türkiye'ye düzenli hasta gönderen pazarlardan biri.
Diller: Hollandaca ana dil, ama İngilizce burada da çok yaygın. Türkçe grubu ise Hollanda'da özellikle değerli. Ülkede yerleşik Türk nüfusu büyük ve Türkiye'yi yoğun şekilde tercih ediyor.
Kurgu: Belçika ve Almanya'da uyguladığım mantık burada da geçerli: ana grup ülke, alt gruplar diller. Hollanda küçük bir ülke olduğu için şehir bazlı ayrım çok gerekmiyor. Ama büyük şehirlere yoğunlaşmak yine işe yarıyor.
Türkçe konuşan satış personeliniz varsa, Hollanda'nın Türkçe grubu bu pazarda ilk bakacağınız yer olabilir.
Kanada: göçmen ülkesi, en az üç dört dil
Kanada, sağlık turizminde göz ardı edilen ama ilginç bir pazar.
Neden ilginç? Kanada bir göçmen ülkesi.
Orada tek bir millet yaşamıyor. Ve bu, çok dilli hedeflemenin en verimli çalıştığı yapı demek.
Ben Kanada'dan ciddi sayıda Türk hasta getirildiğini gördüm. Bu şaşırtıcı gelebilir; uzak bir ülke ve uçuş uzun. Ama oradaki Türk nüfusu Türkiye'ye zaten geliyor: aile ziyareti, tatil. Ve geldiğinde tedavisini de yaptırıyor.
Kanada'ya hangi dillerle girilmeli?
- İngilizce ve Fransızca: ülkenin iki resmi dili, doğal olarak en önemli iki dil.
- İspanyolca ve İtalyanca: bunlar da karşılık alıyor.
- Türkçe: elbette.
Kanada'ya en az üç dört dille girin. Tek dille girerseniz bu pazarın asıl potansiyelini kaçırırsınız.
Uçuş uzun: talep az olabilir, gelen hasta kararlı
Uçuş süresi uzun ve maliyet yüksek. Bu, hasta için ek bir engel. Ama tam da bu yüzden Kanada'dan gelen hasta, karar vermiş hasta oluyor. Kararsız kişi o yolu göze almıyor.
Yani talep sayısı düşük olabilir ama dönüşüm oranı iyi olabiliyor. Kanada'dan az talep geldiğinde kampanyayı hemen yargılamayın; o taleplerin kaçının gerçek görüşmeye dönüştüğüne bakın.
İrlanda: İngiltere'nin dinamiği, çok daha az rakip
İrlanda, İngiltere'ye komşu ve benzer dinamiklere sahip. İngilizce ana dil. Ve İngiltere'ye göre rekabet çok daha düşük.
Bütçesi kısıtlı bir klinik için İngiltere yerine İrlanda ile başlamak mantıklı bir strateji olabilir. Aynı dilde içerik üretiyorsunuz, aynı satış ekibiyle çalışıyorsunuz; ama çok daha az rakiple.
İngiltere'ye girmek için bütçeniz henüz yetmiyorsa, aynı İngilizce içerikle önce İrlanda'da sınayın.
İtalya, İspanya ve Portekiz: tek dil, birden fazla ülke
Bu üç ülke, Türkiye'ye hasta gönderen pazarlar arasında sayılıyor. Ve dil grubu olarak da önemli: İtalyanca, İspanyolca ve Portekizce, başka ülkelerdeki topluluklar için de kullanılıyor.
İtalyanca ve İspanyolca grupları
Bu grupların değeri sadece o ülkelerle sınırlı değil. İngiltere'de, Almanya'da, Belçika'da, Kanada'da yaşayan İtalyanlar ve İspanyollar var. Ve bu gruplar çoğu klinik tarafından hiç hedeflenmiyor.
Yani bu dillerde içerik ürettiğinizde, birden fazla ülkede karşılık alıyorsunuz.
Portekizce: beklediğinizden büyük bir kitle
Portekizce özellikle dikkat çekici bir dil. Sadece Portekiz'i değil, Brezilya'yı ve başka coğrafyaları da kapsıyor. Bu, hacim açısından beklediğinizden büyük bir kitle anlamına geliyor.
Avusturya: ayrı kurgu değil, Almanya kampanyasına ek grup
Avusturya, Almanya kurgusuna dahil edilebilecek bir pazar. Almanca ana dil, hasta davranışı Almanya'ya yakın.
Ayrı bir kurgu kurmak yerine, Almanya kampanyanıza ek bir grup olarak eklemek daha verimli. Almanya'ya zaten Almanca reklam veriyorsanız, Avusturya için yeni bir yapı kurmanız gerekmiyor.
Bu listede olmayan ülkelerden hasta gelir mi?
Gelir. Burada anlattığım pazarlar, benim gözlemlediğim pazarlar. Ama dünyada çok daha fazla ülke var. Ve bazılarından talep geldiğini ancak ölçtüğünüzde görüyorsunuz.
Bunun için kullandığım yöntemin özü şu: küçük bir bütçeyi araştırma bütçesi olarak ayırıp dünyanın tamamını hedeflemek ve on gün sonra hangi ülkeden arama geldiğine bakmak. Bunu uyguladığınızda aklınıza gelmeyecek yerlerden talep geldiğini göreceksiniz.
Ve o pazarlar, kimsenin bakmadığı için ucuz olan pazarlar.
Diğer pazarlar tek bakışta ve değişmeyen kural
- İsveç, Norveç, Finlandiya: tek kampanya, İngilizce yeterli, Türkçe grubu ihmal edilmemeli. Rekabet İngiltere ve Almanya'dan belirgin şekilde düşük.
- Hollanda: düzenli hasta gönderiyor. Hollandaca, İngilizce ve özellikle değerli Türkçe grubu; ana grup ülke, alt gruplar diller.
- Kanada: göçmen ülkesi. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca ve Türkçe arasından en az üç dört dil. Talep az olabilir, dönüşüm iyi olabilir.
- İrlanda: İngilizce, İngiltere'ye benzer dinamik, çok daha düşük rekabet.
- İtalya, İspanya, Portekiz: hasta gönderen pazarlar; dilleri başka ülkelerde de karşılık alıyor.
- Avusturya: Almanya kampanyasına ek grup.
Bu pazarların her biri için aynı kural geçerli:
Bir dilde satış personeliniz yoksa o dilde reklam vermeyin.
Kanada'ya dört dille girmek kulağa cazip geliyor. Ama o dört dilde cevap verecek kimseniz yoksa, dört kat para yakıyorsunuz demektir. Gelen talebi karşılayacak ekibi kurmak da reklamın kendisi kadar iş; satış ekibinizin hazırlığı bu yüzden pazar seçiminden önce gelir.
Önce ekip, sonra pazar.
Sık Sorulan Sorular
Türkiye'ye sağlık turizmi için hangi ülkelerden hasta gelir?
İngiltere, Almanya, Fransa, Belçika, Amerika, Rusça konuşan pazar, Orta Doğu-Körfez ve Balkanlar ana pazarlar. Bunların dışında Hollanda düzenli hasta gönderiyor; İtalya, İspanya ve Portekiz hasta gönderen pazarlar arasında. İsveç, Norveç, Finlandiya, İrlanda ve Kanada da rekabeti düşük ya da göz ardı edilen pazarlar olarak dikkat çekiyor.
İsveç, Norveç ve Finlandiya'ya ayrı ayrı reklam verilmeli mi?
Genelde hayır. Nüfusları görece küçük olduğu için tek tek kurulan kampanyalar düşük hacimli ve pahalı çalışıyor. Üçünü birleştirdiğinizde sistem öğrenecek kadar veri topluyor, maliyet düşüyor. Hasta davranışları da birbirine yakın. İngilizce yeterli; Türkçe grubunu, özellikle İsveç için, ihmal etmeyin.
Kanada'ya sağlık turizmi reklamı hangi dillerde verilmeli?
En az üç dört dille. İngilizce ve Fransızca ülkenin iki resmi dili olarak en önemlileri; İspanyolca ve İtalyanca da karşılık alıyor, Türkçe de mutlaka olmalı. Kanada bir göçmen ülkesi ve Türk nüfusu Türkiye'ye zaten geliyor. Uçuş uzun olduğu için talep az olabilir ama gelen hasta genelde karar vermiş oluyor.
Bütçesi kısıtlı bir klinik hangi pazarla başlayabilir?
Düşük rekabetli pazarlarla. İsveç, Norveç ve Finlandiya üçlüsünde rekabet İngiltere ve Almanya'ya göre belirgin şekilde düşük. İrlanda'da da İngiltere'ye benzer dinamikle, aynı İngilizce içerik ve aynı satış ekibiyle çok daha az rakiple çalışıyorsunuz. Hangisini seçerseniz seçin, o dilde satış personeliniz olmadan reklam vermeyin.
İtalyanca, İspanyolca ve Portekizce reklam neden önemli?
Çünkü bu diller yalnızca kendi ülkelerinde karşılık almıyor. İngiltere, Almanya, Belçika ve Kanada'da yaşayan İtalyanlar ve İspanyollar var ve çoğu klinik bu grupları hiç hedeflemiyor. Portekizce ise Portekiz'in yanında Brezilya'yı ve başka coğrafyaları da kapsıyor; beklediğinizden büyük bir kitle demek.
Bu yazı, Cem Evren Minaz'ın Sağlık Turizmi kitabının “Diğer Pazarlar” bölümünden uyarlanmıştır.