Ana Sayfa Blog Sağlık Turizminde Şikâyet, Kriz ve Memnuniyetsiz H...
← Blog'a Dön
Sağlık Turizminde Şikâyet, Kriz ve Memnuniyetsiz Hasta Yönetimi
· 13 dk okuma

Sağlık Turizminde Şikâyet, Kriz ve Memnuniyetsiz Hasta Yönetimi

Sağlık turizminde bir gün mutlaka bir şey ters gidecek: bir hasta memnun kalmayacak, bir aksama yaşanacak, bir yorum yazılacak. Bunu engelleyemezsiniz; engelleyebileceğiniz tek şey o an hazırlıksız yakalanmak. Şikâyette önce dinlemek ve sahiplenmek, kamusal alanda kısa kalıp tıbbi detay paylaşmamak, tek bir kişinin konuşması ve eksiklik varsa kabul etmek, krizi güvene çeviren temel kurallar.

Profesyonel destek: sağlık turizmi reklam ajansı hizmetimizi inceleyin.

Hasta sorunsuz klinik aramıyor, sorunu nasıl yönettiğinize bakıyor

Hasta adayları hiç sorun yaşamamış bir klinik aramıyor. Böyle bir şeyin olmadığını biliyorlar. Aradıkları şey şu: sorun çıktığında ne yapılıyor?

Bir kliniğin sorunu düzgün yönettiğini görmek, hiç sorun yaşanmadığını iddia etmesinden daha güven verici. Bu yüzden kriz yönetimi bir hasar sınırlama işi değil.

Doğru yapıldığında kriz yönetimi bir güven inşa etme işidir.

Şikâyet eden hastayla ilk temas: dinlemek, özetlemek, sahiplenmek

Bir hasta şikâyetle geldi. Sinirli, kırgın ya da hayal kırıklığında. İlk otuz saniye her şeyi belirliyor.

En yaygın hata savunmaya geçmek: "Ama biz size söylemiştik." "Bu normal bir durum." "Siz de şunu yapmadınız." Bu cümleler haklı olabilir. Ama hiçbiri işe yaramıyor. Çünkü şikâyet eden bir insan bilgi almak istemiyor. Duyulmak istiyor.

Birinci adım: dinlemek

Sözünü kesmeyin. Not alın. Bitirmesini bekleyin. Kulağa basit geliyor ama pratikte çok zor, çünkü söylediklerinin bir kısmı haksız olacak ve düzeltme isteği duyacaksınız. Duymayın. Sonra düzeltirsiniz.

İkinci adım: duyulduğunu göstermek

"Anlıyorum. Yaşadıklarınızı anlattığınız için teşekkür ederim." Ve söylediklerini özetleyin: "Toparlayayım: havaalanında bir saat beklediniz, otelde odanız hazır değildi ve ilk gün kimse sizi aramadı. Doğru mu?"

Bu özet çok işe yarıyor. Hasta karşısında gerçekten dinleyen birinin olduğunu görüyor.

Üçüncü adım: sahiplenmek

"Bunu ben takip edeceğim. Muhatabınız benim." Ve bu sözü tutmak zorundasınız.

Ne yapmamalı?

Hemen çözüm vaat etmeyin. Ne olduğunu tam bilmeden verilen söz, tutulamayan söz oluyor. "Ne olduğunu içeride araştıracağım ve size bugün dönüş yapacağım" demek daha güvenli.

Suçlu da aramayın. Hastanın önünde "kim yaptı bunu" diye sormak, kurumun içinde bir dağınıklık olduğunu gösteriyor.

Sinirli ve öfkeli hastayla nasıl konuşulur?

Bazen hasta sadece şikâyet etmiyor, öfkeli.

Öfkeyi aynalamayın. Hasta sinirliyse siz sakin kalırsınız ve o sizin sakinliğinize doğru gelir. Siz de sertleşirseniz konuşma bir tartışmaya döner ve oradan çıkış olmaz.

Sesinizi alçaltın. İnsan doğası ilginç: karşı taraf yüksek sesle konuşurken siz sesinizi alçaltırsanız, o da farkında olmadan alçaltıyor.

Öfkenin altındakini arayın. Öfke genelde ikincil bir duygu. Altında korku, hayal kırıklığı ya da çaresizlik var. "Anlıyorum, haklı olarak sinirlisiniz. En çok neyin sizi rahatsız ettiğini anlamak istiyorum." Bu soru öfkeyi somutlaştırıyor ve somutlaşan öfke yönetilebilir hale geliyor.

Hasta hakaret düzeyine geçtiyse sınır koymak da bir seçenek: "Sizi anlıyorum ve yardımcı olmak istiyorum. Ama bu şekilde konuşursak çözüme ulaşamayız. Biraz sonra tekrar konuşalım mı?" Bu cümle nadiren gerekiyor. Ama gerektiğinde kullanmaktan çekinmeyin.

Kötü yorum yazmakla tehdit eden hastaya ne denir?

Hassas bir durum ve üç yanlış tepki var:

  • Panikleyip her şeyi kabul etmek. Bu, tehdidin işe yaradığını öğretiyor.
  • Karşı tehdit. Hukuki dille cevap vermek, konuyu büyütmenin en hızlı yolu.
  • Görmezden gelmek. Tehdit gerçekleşiyor ve hazırlıksız yakalanıyorsunuz.

Doğru yaklaşım tehdidi konuşmanın konusu yapmamak. Sorunu konuşun: "Yorum yazmak sizin hakkınız, buna bir şey diyemem. Ama ben asıl sorunu çözmek istiyorum. Şu an sizi en çok rahatsız eden şey ne?"

Bu cevap tehdidi etkisiz kılıyor, çünkü ona tepki vermiyorsunuz. Tehdit eden hastaların büyük kısmı aslında yorum yazmak istemiyor. Çözüm istiyor. Tehdit, dinlenmek için kullandıkları bir araç. Gerçekten dinlendiklerinde çoğu vazgeçiyor.

Sosyal medyada yayılan şikâyet: ilk hamle her şeyi belirler

Tek bir kötü yorumu birkaç kişi görür, zamanla altta kalır. Yayılan şikâyet ise paylaşılıyor, başka insanlar kendi deneyimlerini ekliyor ve bir noktada konu o hastanın deneyimi olmaktan çıkıp bir tartışma başlığına dönüşüyor.

En sık gördüğüm üç hata:

  • Hemen savunmaya geçmek. Klinik altına uzun bir açıklama yazıp hastanın anlattıklarını tek tek çürütmeye çalışıyor. Bu neredeyse her zaman tersine çalışıyor: dışarıdan bakan insan iki tarafı tartıyor ve uzun savunma yapan taraf zayıf görünüyor.
  • Hiç cevap vermemek. Sessizlik kabul olarak okunuyor.
  • Hukuki dille tehdit etmek. Tartışmayı büyütmenin en hızlı yolu ve genelde konunun asıl yayılma sebebi bu oluyor.

Dört hamle

  1. Konuşmayı kamusal alandan çıkarın. Kısa bir cevap yazın, yaşananı önemsediğinizi belirtin ve doğrudan iletişim için bir yol verin. Uzun açıklama yapmayın, hastanın anlattıklarını orada tartışmayın ve tıbbi hiçbir detay paylaşmayın.
  2. İçeride öğrenin. Gerçekte ne olduğunu hızlıca çıkarın: kim ilgilendi, ne konuşuldu, hangi aşamada ne yaşandı. Ve dürüstçe sorun: hastanın haklı olduğu bir taraf var mı? Çoğu yayılan şikâyetin altında gerçek bir aksama var. Tamamen haksız şikâyetler nadir; genelde küçük bir aksama, kötü yönetilmiş bir iletişimle büyümüş oluyor.
  3. Hastayla doğrudan konuşun. O konuşmaya savunmayla değil, dinlemeyle başlayın. Sahada şunu çok gördüm: gerçekten dinlenen bir insan çoğu zaman yumuşuyor. Çünkü asıl istediği şey genelde tazminat değil, duyulmak.
  4. Silmesini istemeyin. Çözüldükten sonra bile hastadan paylaşımı silmesini istemeyin; bu talep kurduğunuz iyi niyeti bir anda bitiriyor. İsterse kendisi ekler. İstemezse orada kalır ve altında sizin düzgün cevabınız durur.

Kim konuşacak?

Kriz anında en büyük hasar, kurumun içinde kimin konuşacağının belli olmamasından geliyor. Üç kişi ayrı ayrı cevap yazıyor: biri sert, biri özür diliyor, biri konuyu değiştiriyor. Bu tutarsızlık tek başına krizi büyütüyor.

Kriz anında kimin konuşacağı belli olsun. Tek isim. Ve o kişi ne söyleyeceğini bilsin. Bunun için karmaşık bir hazırlık gerekmiyor; bir sayfalık not yeterli: hangi durumda kim devreye girer, ne söylenir, ne söylenmez.

Tıbbi bilgi sınırı: kamusal alanda hiçbir detay paylaşmayın

En kritik kural bu. Kamusal alanda hiçbir tıbbi detay paylaşmayın. Ne savunmak için, ne açıklamak için.

İki sebebi var. Birincisi, hastanın sağlık bilgisini kamusal alanda paylaşmış oluyorsunuz. Bu ağır bir konu ve sizi hem etik hem hukuki olarak zor durumda bırakabilir.

İkincisi, dışarıdan bakan insan bunu okuduğunda şunu düşünüyor: bu klinik, sorun yaşayan hastasının bilgisini paylaşıyor. Gelecekteki hasta adayı kendini o hastanın yerine koyuyor. Yani savunma amacıyla yaptığınız şey size en büyük zararı veriyor.

Kamusal alanda genel kalın: "Yaşananı önemsiyoruz, konuyu doğrudan takip ediyoruz." Ayrıntı hastayla özel görüşmede konuşulur. Bu alanın hukuki tarafı için de kendi danışmanınıza başvurun; hasta verisi hassas bir konu ve kuralları ülkeden ülkeye değişiyor.

Kötü bir sonuç ya da komplikasyon yaşandığında iletişim

En zor durum bu. Bir hasta beklediği sonucu alamadı ya da bir komplikasyon yaşadı ve bunu anlatıyor. Beş ilke var:

  1. Tıbbi detay paylaşmayın. Bu sınır kesin.
  2. Kamusal alanda kısa kalın. Önemsediğinizi belirtin, doğrudan iletişim için yol verin, orada bırakın.
  3. İçeride gerçekten inceleyin. Ne oldu, hangi aşamada, önlenebilir miydi? Bu incelemeyi savunma refleksiyle değil, öğrenme amacıyla yapın. Çünkü aynı durum tekrar edebilir.
  4. Hastayla temasa geçin ve süreci açık yürütün. Sorunun çözümü için ne yapılabileceğini konuşun.
  5. Eksiklik varsa kabul edin. En zoru bu.

Kabul etmek neden önemli? Çünkü kaçmak işe yaramıyor. Hasta gerçeği biliyor. Siz inkâr ettiğinizde sorun "kötü sonuç" olmaktan çıkıp "dürüst olmadılar" haline geliyor. İkincisi çok daha ağır bir suçlama ve çok daha hızlı yayılıyor.

Komplikasyonu kim, ne zaman, nasıl anlatmalı?

Kim: Tıbbi konuyu hekim anlatmalı, danışman değil. Danışmanın rolü süreci organize etmek ve hastanın yanında olmak.

Ne zaman: Mümkün olan en erken anda. Gecikme, olayın kendisinden daha çok zarar veriyor; hasta bir şeyin saklandığını hissediyor.

Nasıl: Net, çünkü belirsiz ifadeler endişeyi büyütüyor. Sakin, çünkü panik bulaşıcı. Ve planla birlikte: "Şu oldu" demek yetmiyor, "şu oldu ve şimdi şunu yapacağız" demek gerekiyor.

Ve hastayı yalnız bırakmayın. Komplikasyon yaşayan hasta en çok yalnızlıktan korkuyor. Bu dönemde temas sıklığını artırın. Çoğu klinik tam tersini yapıyor: sorun çıkınca geri çekiliyor. O geri çekilme, sorunun kendisinden daha çok zarar veriyor.

Rakip klinik hakkınızda olumsuz içerik ürettiğinde

Bu da yaşanıyor ve konuşulmuyor. İlk refleks cevap vermek. Bence bu neredeyse her zaman yanlış. Rakiple aynı seviyede tartışmaya girdiğinizde ikinizi aynı kefeye koyan bir tablo oluşuyor ve o tartışmayı izleyen hasta adayı ikinizden de uzaklaşıyor. Sağlık turizminde hasta zaten temkinli; iki klinik birbiriyle kavga ediyorsa çıkardığı sonuç "bu sektör güvenilmez" oluyor.

Konuya değil, kendi tarafınıza cevap verin. İddia ne ise, o konudaki kendi uygulamanızı anlatın. İsim vermeden, tartışmaya girmeden. "Bazıları şunu yapıyor" değil, "biz şunu şöyle yapıyoruz ve nedeni şu" deyin. Bu savunma değil, gösterme ve çok daha güçlü çalışıyor.

Somut bir yalan varsa belgeyle karşılık verin. Yorum tartışılabilir, belge tartışılmaz. Ama belgeyi kavga tonuyla değil, sakin bir bilgilendirme olarak sunun.

Hasta size sorarsa ekibiniz hazırlıklı olsun. En kötü cevap rakibi kötülemek; hasta bunu duyduğunda size karşı temkinli olmaya başlıyor. En iyi cevap kendi sürecinizi somut anlatıp karşılaştırmayı hastaya bırakmak.

Rakibin size saldırması çoğu zaman görünür hale geldiğinizin işareti. Siz aynı şeyi yapmayın; rakibi hedef alan içerik uzun vadede kendi itibarınızı aşındırıyor.

Aracı sizin adınıza yanlış vaat verdiğinde

Aracıyla ya da yurt dışı partnerle çalışıyorsanız bu konuyu düşünmelisiniz. Hasta bir aracıyla konuşuyor. Aracı satışı kapatmak için bir şey söylüyor: bir süre, bir sonuç, bir garanti. Hasta geliyor ve söylenen şeyin gerçekle uyuşmadığını görüyor.

Hasta kime kızıyor? Size. Çünkü karşısında siz varsınız. O deneyimi anlattığında sizin adınızı anlatıyor, aracının adını değil.

  • Ne söylenebileceğini yazılı tanımlayın. Aracının hastaya anlatabileceği bilgiler net olmalı: süre, kapsam, dahil hizmetler. Daha önemlisi neyin söylenemeyeceği: sonuç garantisi, tıbbi değerlendirme, kesin süre taahhüdü. Bunlar aracının alanı değil.
  • Hasta gelmeden önce doğrudan temas kurun. Bu görüşmenin amacı satış değil, beklentiyi doğrulamak. Yanlış bir beklenti varsa orada ortaya çıkıyor ve düzeltilebiliyor. Bu tek uygulama, aracı kaynaklı sorunların büyük kısmını önlüyor.
  • Hastaya yazılı plan verin. Sözlü anlatılan her şey tartışmaya açık.
  • Sorun tekrarlıyorsa ilişkiyi gözden geçirin. Bir kez olan hata olabilir. Sürekli oluyorsa bu bir çalışma tarzı ve o tarz sizin itibarınızı harcıyor.

Aracıya kızmadan önce kendinize şunu sorun: ona ne kadar bilgi verdik? Çoğu zaman aracı yanlış anlatıyor, çünkü doğru bilgi kendisine hiç verilmemiş. Elinde bir fiyat listesi var, sürecin detayını bilmiyor ve hastanın sorularını kendi tahminleriyle cevaplıyor. Bu durumda sorun aracıda değil, bilgi akışında.

Sık Sorulan Sorular

Şikâyet eden hastaya ilk ne söylenmeli?

İlk iş konuşmak değil, dinlemek: sözünü kesmeden, not alarak bitirmesini bekleyin. Sonra yaşadıklarını anlattığı için teşekkür edin ve söylediklerini özetleyip doğru anlayıp anlamadığınızı sorun. Ardından sahiplenin: muhatabının siz olduğunu söyleyin. Ne olduğunu bilmeden çözüm vaat etmeyin, araştırıp aynı gün döneceğinizi söyleyin.

Kötü yorum yazmakla tehdit eden hastaya nasıl davranılmalı?

Panikleyip her şeyi kabul etmeyin, hukuki dille karşı tehdit etmeyin, görmezden de gelmeyin. Tehdidi konuşmanın konusu yapmayın: yorum yazmanın hakkı olduğunu söyleyip asıl sorunu çözmek istediğinizi belirtin ve onu en çok neyin rahatsız ettiğini sorun. Tehdit eden hastaların çoğu gerçekten dinlendiğinde vazgeçiyor.

Sosyal medyadaki şikâyete klinik nasıl cevap vermeli?

Kısa bir cevapla: yaşananı önemsediğinizi belirtin ve doğrudan iletişim için bir yol verin. Uzun savunma yazmayın, hastanın anlattıklarını orada tartışmayın ve hiçbir tıbbi detay paylaşmayın. Sonra içeride ne olduğunu öğrenin, hastayla doğrudan konuşun. Sorun çözülse bile paylaşımı silmesini istemeyin.

Komplikasyon yaşayan hastayla iletişimi kim yürütmeli?

Tıbbi konuyu hekim anlatmalı; danışmanın rolü süreci organize etmek ve hastanın yanında olmak. Konuşma mümkün olan en erken anda, net, sakin ve bir planla birlikte yapılmalı. Bu dönemde hastayla temas azaltılmamalı, artırılmalı; sorun çıkınca geri çekilmek sorunun kendisinden daha çok zarar veriyor.

Aracı hastaya yanlış vaat verdiyse ne yapılmalı?

Aracının ne söyleyebileceğini ve özellikle sonuç garantisi, tıbbi değerlendirme, kesin süre gibi neyi söyleyemeyeceğini yazılı tanımlayın. Hasta gelmeden önce onunla bir kez beklentiyi doğrulamak için konuşun ve yazılı plan verin. Önce aracıya yeterli bilgi verip vermediğinize bakın; sorun tekrarlıyorsa ilişkiyi gözden geçirin.

Bu yazı, Cem Evren Minaz'ın Sağlık Turizmi kitabının “Bir Şeyler Ters Gittiğinde” bölümünden uyarlanmıştır.

Cem Evren Minaz - PEGANOM
Cem Evren Minaz
Kurucu & CEO — PEGANOM
Sağlık turizmi alanında 10+ yıllık deneyime sahip dijital pazarlama uzmanı ve satış eğitmeni. 300+ klinik, hastane ve acenteye danışmanlık. Daha fazla →

Sağlık Turizmi Danışmanlığı

Dijital pazarlama ve satış eğitimi için hemen iletişime geçin

📅 Online Toplantı Talebi

📖 İlgili Yazılar

Bu konudaki hizmetimiz: Medikal Turizm Reklam Ajansı

Sağlık Turizminde Doktor ile Klinik İlişkisi: İki Taraftan Kurallar
Doktor ile klinik arasındaki sorunlar kötü niyetten değil konuşulmamış konulardan doğuyor; ücret, in
Diş Kliniği İçin Sağlık Turizmi: İlk 6 Ay ve Doğru Hedef Kitle
Dental turizme girmek isteyen diş kliniği için ilk aylarda kurulacak ekip, içerik ve reklam altyapıs
Saç Ekim Kliniği İçin Sağlık Turizmi: 6 Aylık Yol Haritası
Saç ekim kliniği sahipleri için reklamdan önceki hazırlık, ilk altı ayın talep ve satış hedefleri, v
Estetik Klinikleri İçin Sağlık Turizmi: 6 Aylık Yol Haritası
Sağlık turizmine giren estetik kliniği için ilk altı ayda kurulacak ekip, içerik, reklam ve satış dü
Sağlık Turizminde Hasta Transferi ve Karşılama: İlk Otuz Dakika
Havaalanı karşılamasından otele kadar hasta transferinin kuralları: araçtaki temsilci, dışarıdan tra
Sağlık Turizmi Hasta Takip Sistemi: Tedavi Sonrası Hasta Yönetimi
Hasta ülkesine döndükten sonra takibin neden batış sebebi olduğu; altı temas, doktor araması, hasta
Sağlık Turizmi Rehberleri
Ara WhatsApp Online Toplantı Talebi